top of page
  • X
  • Instagram
  • TikTok

Sessizce Yok Olan Bir Dünya: 6. Kitlesel Yok Oluşun Eşiğinde miyiz?

02.05.26

By:

Selenay Karapolat

Bazen günlük koşuşturmacanın içinde kaçırıyoruz ama üzerinde yaşadığımız gezegen şu sıralar derin bir krizden geçiyor. Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin (IUCN) yayınladığı son Kırmızı Liste verileri, canlı türlerinin neslinin tükenme hızının korkutucu derecede arttığını gösteriyor.

90af4dde27689a4a9705d1c771939c6b.jpg

Araştırmacıların incelediği 140 bin farklı hayvan ve bitki türünden neredeyse 40 bini, şu an doğrudan nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. İşin en üzücü tarafı ise ne biliyor musunuz? Bilim insanları tarafından henüz keşfedilmemiş, adını bile koyamadığımız birçok tür, biz onları hiç tanıyamadan sessiz sedasız bu dünyadan göçüp gidiyor. Artık bu durum ne yazık ki sıradan bir gündelik olay haline geldi.

"Büyük Ölüm"den Bugüne: 6. Yok Oluş

Bugün ulaştığımız veriler, bilim insanlarına tek bir şeyi fısıldıyor: Dünya tarihindeki 6. büyük yok oluşun tam ortasındayız.

Tarih aslında bu filmi daha önce de gördü. Bundan 250 milyon yıl önce, Permiyen döneminde yaşanan ve "Büyük Ölüm" olarak adlandırılan o en şiddetli yok oluşta, yeryüzündeki tüm türlerin %96'sı bir anda silinmişti. Bir zamanlar denizleri dolduran deniz akrepleri, rugosa mercanları gibi canlılar o günden beri dünyada yoklar. Aslına bakarsanız, yaşamın başlangıcından bu yana dünyada var olmuş türlerin %99'u zamanın o devasa akışında kayboldu; geriye sadece bakteriler ve algler gibi en dirençliler kaldı.

Sadece Türler Değil, Nüfuslar da Eriyor

Tehlike sadece tamamen yok olmak üzere olan canlılarla sınırlı değil. Nesli henüz "acil" koduyla tehlikede görünmeyen canlıların bile nüfuslarında dünya genelinde çok ciddi bir erime var.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın (WWF) raporları durumun vehametini çok net özetliyor:

1970 ile 2016 yılları arasında, dünyadaki yabani hayvanların, kuşların ve balıkların %69'u hayatını kaybetti.

Bizim nüfusumuz ve bitmek bilmeyen maddi taleplerimiz tüm dünyada patlama yaparken; ormanlar, otlaklar, sulak alanlar, nehirler ve kıyı ekosistemleri hızla bozuldu ve küçüldü. Bu kayıplar coğrafi olarak eşit değil; en keskin ve ağır kayıplar Afrika, Asya ve Avustralya'da yaşanırken, Avrupa'da bu hız biraz daha düşük. Ancak en ağır darbeyi tatlı su ekosistemleri alıyor; nehir ve göllerdeki su canlılarının kaybı %84'ü bulmuş durumda.

Yeni Bir Suç Tanımı: Ekokırım

Yaşanan bu yıkım, hukuk dünyasını bile harekete geçirdi ve literatüre yeni bir hukuki terim kazandırdı: Ekokırım.

Dünya üzerindeki yaşamı ayakta tutan sistemlerin kasıtlı ya da göz göre göre öldürülmesi anlamına gelen bu kavramın, yakında uluslararası ölçekte kabul gören büyük bir suç halini alması bekleniyor.

Gezegenimiz alarm veriyor ve bu gidişatı tersine çevirmek, bugünden itibaren attığımız her adımda doğayı da hesaba katmaktan geçiyor. Çünkü biliyoruz ki, onların yok olduğu bir dünyada bizim de hayatta kalmamız imkansız.

Latest News

09.06.35

S-Well Picked as the Most Accurate Sleeping App

Double click what you want to edit and then select "Change Content" to add your own content to the collection.

08.06.35

Yapay Zekâyı Kullanırken Düşünmeyi Unutuyor Muyuz?

Yapay zekâ hayatı kolaylaştırıyor; peki ya zihnimizi tembelleştiriyorsa?

04.05.35

Yapay Zekâ Öğrenmeyi Kolaylaştırıyor mu, Yoksa Düşünmeyi Mi Zayıflatıyor?


Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde yapay zekâ araçları eğitim hayatının da merkezine yerleşmeye başladı. Özellikle ChatGPT gibi yapay zekâ sistemleri, öğrencilerin ödev hazırlama, araştırma yapma ve yazı yazma süreçlerinde sıkça kullandığı araçlar hâline geldi. Ancak bu durum önemli bir soruyu da beraberinde getiriyor: Yapay zekâ gerçekten öğrenmeyi destekliyor mu, yoksa insanların düşünme becerilerini zamanla zayıflatıyor mu?

Geleceği Birlikte Koruyalım

Hakkında

Dijital Esaret, teknolojinin sadece kullanımına değil, ekolojik ve zihinsel bedellerine odaklanan bir farkındalık platformudur. Amacımız, yapay zekanın karbon ayak izi ve kaynak tüketimi konusunda bilinç oluşturarak daha sürdürülebilir bir dijital gelecek inşa etmektir.

bottom of page